Küçük Bir Sandıktan Heybetli Bir Müzeye

Küçük Bir Sandıktan  Heybetli Bir Müzeye

Bir sandığın tarih kokan bir müzeye dönüştüğünü duydunuz mu hiç? Duymadıysanız, annesinin çeyiz sandığında başladığı fotoğrafçılık macerasını, kurduğu müzede sürdüren Hilmi Nakipoğlu'nu da henüz tanımıyorsunuz demektir. Bu çok yönlü, sanat sevdalısı kişiyi tanımaya ve onun eşsiz parçalarla dolu Kamera Müzesi'ni gezmeye ne dersiniz...

Fotoğraf, gerçeğin kelimelerle yazılamayan, sözlerle okunamayan şiiridir çoğu zaman... Yer aldığınız ya da olmadığınız kareleri, yaşadığınız veya yaşamadığınız zamanları deneyimlersiniz fotoğraf karelerine her baktığınızda. Savaşların, evliliklerin, mutlulukların, huzurun ya da hüznün, saniyenin 100'de birlik bir diliminde beyaz kağıtlara nakşedildiği büyülü bir sanat dalıdır fotoğrafçılık. İkinci sayımızda, yolumuz, bu büyüye çocukluk yıllarında kapılan ve fotoğraf sevdasını Türkiye'nin ilk 'kamera müzesine' dönüştüren Hilmi Nakipoğlu ile kesişti. 1960 yılında, henüz 12 yaşındayken annesinin çeyiz sandığında başladığı karanlık oda yolculuğunu, Hilmi Nakipoğlu Kamera Müzesi ile yarınlara ışık saçarak sürdüren çok yönlü bir insanla tanıştık. Eğer fotoğraf sanatına biraz ilginiz varsa, bu yazıyı okur okumaz ilk fırsatta Bakırköy'deki müzeye uğrayacaksınız.


Hilmi Nakipoğlu Fotoğraf Müzesi'nde, kırmızı oda da var. 
 

SANATIN HER DALINDA EĞİTİMİN HER ANINDA!

1948 yılında Gaziantep'e doğan Hilmi Nakipoğlu, Türkiye'nin en köklü inşaat firmalarından birinin ikinci kuşak temsilcisi. Fotoğraf tutkusunun yanında; müzik, resim, şiir ve tiyatro da uğraş verdiği sanat dalları arasında. Hilmi Nakipoğlu aynı zamanda 'eğitim gönüllüsü' sıfatının vücut bulmuş hali. Baba mesleği olan inşaatçılığı, devlet kurumlarına bağışladığı çok sayıda eğitim kurumuyla da taçlandırmış. Nakipoğlu Eğitim Kültür ve Sanat Vakfı (NEKSAV) çatısı altında, özel çocuklar dahil, eğitimin her aşamasında yer almayı sürdürüyor. İşte Hilmi Nakipoğlu ve Kamera Müzesi hakkında her şey...     

FOTOĞRAF MAKİNESİYLE İLK TANIŞMANIZ NASIL OLDU?

- Fotoğrafçılıkla 12 yaşımda tanıştım

“İlk kez fotoğraf makinesi ile tanıştığımda 10 ya da 11 yaşındaydım. Baba mesleğimizden dolayı Beyazıt bölgesinde, Tiyatro Caddesi'nde bir iş yerimiz vardı. Ben Beyazıt'ta Çınaraltı'nı haftada bir iki kez ziyaret ederdim. Hep bir bilginin peşinde koşardım. Bu ziyaretlerimden birinde, adamın biri sırtında bir çuval ile geldi. Çuvalda çok sayıda fotoğraf makinesi vardı. Onların arasında minik, körüklü bir makine gördüm ve satın aldım. Ona film taktırdım. O makineyle fotoğraf çekip çekmediğimi, çektiysem de nasıl bir fotoğraf çıktığını şu anda hatırlamıyorum. Ancak fotoğraf makinesiyle ilk tanışmam böyle oldu. Sonrasında, 1960'lı yıllarda Özel İstanbul Koleji'nde okurken kurmuş olduğum fotoğraf kulübü ile birlikte okulun tüm aktivitelerini fotoğraflamaya başladım.”

PEKİ KOLEKSİYONERLİĞE BAŞLANGICINIZ VE MÜZEYE GİDEN YOLUN HİKAYESİ...

İlk karanlık oda deneyimim rahmetli annemin çeyiz sandığında gelişti. Annemin çeyiz sandığını karanlık odaya dönüştürmüştüm. Kırmızı bir fener, o fenerin ucuna takılan bir jelatin ve karanlık oda dediğimiz annemin çeyiz sandığı... 1970'li yıllardan itibaren ise hem fotoğraf makinesi hem de fotoğraf toplayarak koleksiyonerliğe başladım. Görüntüyü karta geçirmek, negatifi pozitife aktarmak benim için bir sihirdi. 1997 yılında zihinsel engelli çocuklar için Osmaniye'de bir eğitim kurumu açmıştım. İlk kamera müzesi 23 yıl burada hayat buldu. Sonrasında, yine Bakırköy'de yer alan şimdiki yerimizde hizmet vermekteyiz. 21 Nisan 2021 tarihi itibarıyla Hilmi Nakipoğlu Kamera Müzesi yeni yerinde fotoğraf tutkunlarının ziyaretine açıldı.


Hilmi Nakipoğlu Fotoğraf Müzesi, birbirinden eşsiz parçaları barındırıyor.
 

MÜZEDE, PROF. DR. GÜLER ERTAN İÇİN DE AYRI BİR BÖLÜM VAR

Sadece Türkiye'de değil, dünyada fotoğrafçılık söz konusu olduğu zaman ilk akla gelen isimlerden olan Ara Güler, müzeyi gezen isimler arasında. Duayen sanatçı, müzenin ziyaretçi defterine, "Dünyada eşi ve benzeri olmayan bir müze" ifadesini yazmış. Ayrıca, Türkiye'nin fotoğraf alanındaki ilk kadın profesörü olan Güler Ertan, İbrahim Zaman ve İlteriş Tezer gibi önemli isimlere ait bölümler de müzeye ayrı bir anlam katıyor. Müzenin merdivenlerini çıkarken gördüğünüz fotoğraflar ise tarihe projeksiyon tutuyor.  

MÜZESİNİ BÜYÜKÇEKMECE FESTİVALİ'NE TAŞIDI

Hilmi Nakipoğlu, müzenin geleceği için şunları söylüyor: "Çocuklarıma o duyguyu veriyorum 43 ve 49 yaşındaki iki oğlum da sanatla iç içeler. Büyük torunum dahi koleksiyonerliğe özenmiş bir durumda. Bu müze ve benzeri kurumların, gelecekte de sağlam bir şekilde, ayakta kalması gerekiyor." Hilmi Nakipoğlu, müze ve koleksiyonerlik uğraşlarının yanında fotoğraf yarışmaları da düzenliyor. Bu yarışmaların seçici kurulunda ise Coşkun Aral, İbrahim Zaman, Prof. Dr. Güler Ertan, Kayahan Güven gibi isimler yer alıyor. Ayrıca 2010 yılında düzenlenen Uluslararası Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali'nde, müzedeki parçaların önemli bir bölümünün sergilenmesini sağladı.   

FOTOĞRAF İLE ARADIĞINIZ HER ŞEYİ YAKINDAN GÖRECEKSİNİZ

Müzede, en eskisi 1896'ya tarihlenen 900'e yakın fotoğraf makinesinin yanı sıra çok sayıda fotoğraf ve obje yer alıyor. Fotoğraf sanatıyla ilgili toplam 3 binin üzerinde parça da müzede mevcut. Fotoğraf makinelerinin arasında, stüdyo tipi, çift objektifli, casus makineler görebileceğiniz parçalardan sadece bazıları. Müzede özel çocuklar ve engeli vatandaşların rahatça gezebilmesi adına tüm ayrıntılar düşünülmüş. Müzenin her katına rahatça ulaşılabilecek bir asansör ve etrafı resimlerle donatılmış bir bahçenin içerisinde yer alan bir kafeterya da müze de yer alıyor. Bakırköy, Sakızağacı Mahallesi İskele Caddesi No: 25 adresindeki müze önceden de bir sanat mekanıydı. Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nin Bakırköy şubesi olarak hizmet veren bina, Hilmi Nakipoğlu tarafından satın alınarak, müzeye dönüştürülüyor. Bu müze Kültür Bakanlığı’na da oluyor.


Hilmi Nakipoğlu ve Zeynep Örgen 
 

MÜZE MÜDÜRESİ ZEYNEP ÖRGEN: "İLGİ ÇOK BÜYÜK"

Hilmi Nakipoğlu Kamera Müzesi, fotoğraf öğrencilerinin eğitilmesi adına bir derslik ve uygulamalı şekilde film banyo edebilecekleri bir karanlık odaya da sahip. Öğrenciler burada fotoğraf sanatını A'dan Z'ye en ince ayrıntısına kadar öğrenebiliyorlar. Hilmi Nakipoğlu Fotoğraf Müzesi'nin Müdüresi ise Zeynep Örgen... Zeynep Hanım, pandeminin tamamen hayatımızdan çıkmasıyla birlikte müzeye her yaş grubundan ziyaretçilerin yoğun ilgi göstermesini beklediklerini ifade ederken, bu sanat merkezini ziyaret etmek adına, şimdiden yoğun bir taleple karşı karşıya olduklarını söylüyor.

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ